Benim kalemimden

Selam,​uzun zamandır buraya yazmıyorum aslında bu blogu açarken Yks sürecimle ilgili anılar yazarım diye düşünüyordum ama pek öyle olmadı.Yazamadım.Şimdi öyle kafam da karışıkken buraya bir şeyler yazmak istiyorum.Biraz kendimden,biraz hayattan..

Öncelikle şu an sınavıma tam tamına 120 gün kaldı.:)Biraz heyecan verici biraz da üzücü tabii.Koskoca bir süreç ve nasıl sonlanır asla bilmiyorsun.Şu son iki haftadır çalışmalarım çok kötü.Aslında yılın başından beridir genel olarak pek iyi olduğum söylenemez.Ama kendimden beklentim son zamanlarımı iyi değerlendirmek.Umarım böyle olur.Biraz kafam karışık ders konusunda.Umarım hepsini halledip bu süreci istediğim şekilde sonlandırırım.

Hayat biraz bu anlamda kırıcı olabiliyor maalesef.Çünkü mevcut şartlar içerisinde kendinizi şanssız hissediyorsunuz.Ve bi noktada hatanızı başkasına ya da sebeblere yüklemek her zaman tercih edilecek bir yol oluyor.Evet aslında yapılabilirdi,ben de yapabilirdim ama bilmiyorum olmadı ve ben tekrar sınava hazırlanmak zorunda kaldım ve şu an burdayım.Bazen bunu kendime bile söylerken çok üzülüyorum.Çünkü kendime çok güveniyordum.Ve hep hallederim gibi geliyordu.Ama hiç benim hayal ettiğim gibi olmadı,başaramadım yani.Şimdi o hep hallederim diyip de kendini gazladığım tüm güvenim yerle bir oldu.Ve gerçekten artık neredeyse hiç kesin yaparım ederim falan diyemiyorum.Yapabilirim sadece bunu biliyorum.Bu da pek tabii yetmiyor.Kendime olan dolu dolu bir kırgınlığım var bu yüzden.Ama bazen özellikle kendimi,kazanan arkadaşlarımla kıyasladığım zaman aslında bunun bi noktada benim elimde olmadığını da biliyorum.Çünkü sınav dönemlerimde mevcut durumum pek parlak değildi.Hiç iyi bir dönemden geçmedim.Hayat anlamında arka planda boğuşmam gereken bir sürü sorun vardı.Ama neyse ki hepsi bitti yani en azından bir kısmı ve bugün burdayım.Halledilme dileğiyle.

Bugün bir cümleyle karşılaştım hemen buraya yazıyorum:”Yıllar sonra keşke biraz cesaretim olsaydı dememek  için şu anki mücadelem, pat küte her yere dalışım,sağlam olmayan korkusuz adımlarım,dengesiz savruluşlarım,dayanıksız cesaretim,belki bazen komik duruyor ama en azından mücadele barındırıyor,kabuğumu kırmaya çalışıyorum.”Bayıldım,sanki ben yazmışım gibi çünkü gerçekten ben yazmışım.:) Bazen dışardan bakan bir insanın çokça eleştirdiği hatta gurursuz,yüzsüz konumuna bile sokabileceği durumlar yaşadım. Ama geriye dönüp baktığım bu tüm olaylar için hep kendimi tebrik ettim çünkü belki de çoğu insanın gösteremeyeceği o cesareti gösterdiğim için. Hep yaşarken de içimde kalmasındansa yiyeceğim bir iki lafı sindirmeyi tercih ettim. Bugün dönüp baktığım da gerçekten kendimi pişman hissettiğim hiçbir konu yok bu yüzden kendimi tebrik ediyorum.

Bir diğer konumuz da dengenin bu hayatta ne kadar önemli olduğu.Gerçekten insanoğlunun bu hayatta bence en çok ihtiyaç duyduğu konu dengeyi koruyabilmek ,dengeli yaşayabilmek,dengeyi var edebilmek hatta aslında zaten bunu yaptığınız her durum içinde de bir şekilde yoluna koyup mutlu olmayı başarabiliyorsunuz. Mesela derler ki fazlasını verdiğiniz hiçbir yerde kıymetiniz bilinmez çok haklı bir söz ama aynı zamanda eksik kaldığınız hiçbir yerde de istenmezsiniz o yüzden her anlamda o denge dediğiniz çizgiye yakın olmamız gerekiyor. Hatta şöyle bir lafta vardır çok severim:bu dünyada bir insan olarak ne hiçsin ne hepsin. Ne kendine olduğundan fazla gör ne de kendini olduğundan eksik gör kimseye kendini ezdirme ama kimseyi de ezme,çok önemli. Ama tabii ki biz insanız sonuçta dengeyi şaşırmamız çok normal bazen fazla kalabiliriz bazen eksik kalabiliriz bazen hiç yetemeyebiliriz bazen çokça da yetebiliriz ama insan olabildiğince o denge çizgisine yakın yaşamaya çalışması gerekiyor olabildiğince elinden geldiğince en azından.Bence bu hayatta gerçekten aşırı önemli bir kavram denge kurabilmek dengeli yaşayabilmek umarım bunu koruyabileceğimiz bir ömrümüz hayatımız olur.

Bugünlük bu kadar yazsam çok yazarım da kalsın biraz da başka günlere :)Görüşmek üzere.

Yorumlar

Popüler Yayınlar